Aile Hekimliği Ve Değiştirdikleri
Dr.Fatih MACİT
Aile Hekimliği Ve Değiştirdikleri

Bir sistemin başarısı, sistemi işletenlerin, sistemi benimsemesi ve sistemin mantığıyla aynı yönde aktivasyon göstermesiyle paralellik gösterir. Bir sistemin kalitesi sorgulanacaksa, kalite, sistemi işletenlerin kusursuz kullanımlarının oluşturduğu sonucun değerlendirilmesiyle tespit edilebilir. Tabi ki sistemi kaldırabilecek birikimin varlığı da sorgulanabilir. Fakat bu ikinci plandadır ve aşılabilir bir sorundur.

Ben sağlık hizmetlerinden faydalanmanın, daha resmi ve rahatlıktan uzak olduğu bir çevrede yetiştim. Hastanın tam olarak kendini ifade edemediği bir diyalogdu hasta-hekim ilişkisi. Daha çok iş başvurusu yapan insan gibi, hasta en ufak bir sorun oluşturmayacak kadar dikkatli ve kendini ifade edemeyecek kadar çekingen. Bu durum yine sistemi işleten kişilerle alakalı bir problem olarak görülebilir. Fakat bu durum, kişilerle açıklanamayacak kadar, toplumun büyük bir kesimi tarafından tespit ediliyorsa ki durum böyledir, bu sorun sistemle açıklanabilir.

Aile hekimliği, sağlık hizmetlerine yeni bir düzenleme getiren sosyal, iktisadi açıdan, geliştirilebilir teknolojik imkanları kullanma ve bilimsel verileri daha aktif bir biçimde kullanma açısından dinamik bir sistemdir. Sistemin bir ayağı olan, sağlık hizmeti sunulan bireylerin en üst düzeyde sağlık hizmetlerinden yararlanmalarının yanında, sistemin diğer ayağı ve sistemi işleten kişiler olan doktorlar arasında işbirliği yapabilme, kendi planları çerçevesinde görev paylaşabilmeleri açısından oldukça başarılı. Doktor programındaki faaliyetine göre hastalarını hekim arkadaşına devredebiliyor olması gibi. Ve tabi ki çalışmasının karşılığının, ekonomik olarak sağlık çalışanına anlamlı derecede yansıması işin gülen yüzü olsa gerek.

Aile hekimliği sisteminin getirdiği değişimi bir aile hekimi olarak tespit edecek olursam ilk değineceğim nokta kayıt sistemi olmalı. Üniversite yıllarımızdan hafızalarımıza kazınmış olan bir sorun. Akademisyenlerin bir çok defa ifade ettiği sorun “ Türkiye’deki makalelere istatistik verilerindeki zayıflık nedeniyle güvenilmemesi”. Türkiye’deki kayıtlar aile hekimliğindeki kayıtların çok gerisindeydi. Sağlam olmayan kayıtlarla yapılan bir bilimsel çalışmayla, hangi sonuç güvenilir bir şekilde sunulabilir ki. Üstelik eski sisteme ait kayıtların yetersizliği yanında, dinamik bir kullanım kolaylığından da bahsedilemez. Aile hekimliği, hasta veya hekime bağlı bulunan bireylerle alakalı istenen tüm verileri barındıracak donanımda ve istenilen aralıktaki verileri en hızlı şekilde kullanıma sunacak bir program olan, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (AHBS) programı ile desteklenmekte. AHBS, genel anlamda hastayla ilgili bilgiler yanında, gebe, çocuk, aşı ve kadın takibi gibi koruyucu hizmetlere yönelik çalışmaları içeren geniş donanımlı linklere sahip. Sürekli olarak normal olmayan kayıtları gözlemleyebilir, sorunları hızlı bir şekilde tespit edebilirsiniz. Sürekli olarak bakanlıkla diyalog halinde bulunularak, sorunlar daha hızlı bir şekilde bildirilip sonuç elde edilebilir.

Aile hekimliğinde güncel veriler uygulanabilecek biçimde uyarlanarak, sanal ortamda daha hızlı bir şekilde hekimlere iletilebiliyor. Değişen aşı programlarından haberdar olmak gibi, vademecuma ihtiyaç duymadan ilaçları takip edebilmek gibi. AHBS programı hastayla ilgili anamnez bilgilerini ve fizik muayene bulgularını istediğimiz şekilde kaydedip, hastaları takip edebileceğimiz kolaylığı sunacak bir donanıma da sahip.
Aile hekimliği sisteminde doktor, hastanın hastalığıyla ilgili problemi çözmesinde izlemesi gereken yöntemi hastaya sunar. Bu sayede hasta bilinçsiz bir şekilde, kontrolsüz sağlık harcamalarından kurtulmuş olur. Sosyal kurumlar hastanın kontrolsüz bir şekilde sosyal güvencesini kullanmasıyla oluşan iktisadi kayıptan, hastanın da yararına olacak şekilde kurtulmuş olur. Bu noktada tespit edebileceğimiz bir problem hastanelerin döner sermaye azalması kaygısıyla, hastayı aile hekimlerine yönlendirme konusunda gösterdikleri direnç olabilir. Bu durum aile hekimliğinin istenilen mantıkta işleyişi için gerekli tutumdan uzak duruyor. Hala hasta acil birimlerine, acil olmayan bir durumla başvurabiliyorsa, daha yönlendirici ve bilgilendirici acil birimi oluşturulabilir.

Aile hekimliği ile sağlık hizmetleri daha ucuza mal edilebilir ve gereksiz sağlık harcamaları önlenmiş olur.bu ucuza mal edilen sağlık hizmetleri doktorların ve yardımcı sağlık personelinin artan maaşlarının, genel anlamda bakılınca iktisadi bir yük getirmediğini ortaya koyar.

Aile hekimliğinde doktor hasta yoğunluğunu, kendi istediği gibi ayarlayabilir. Ve randevu usulü çalışarak hastanın sıra beklemesini önleyebilir. O meşhur eski hasta kuyrukları doktor açısından ve hasta açısından oldukça rahatsız edici bir durumdu. Hasta açısından değişen sistemin en anlamlı getirisi de, hasta doktora başvurduğunda uzun kuyruklarda beklemeyişi. Muayene odalarının o eski resmi kurum havasından ziyade, itinalı bir şekilde donatılmış olması ve hasta açısından ortamın daha rahatlatıcı olması da sistemin diğer sevindirici bir yönü. Tabi ki hasta yoğunluğu olmayan, hastasıyla ilgilenmek ve doğru teşhisi koymak için fazlasıyla zamanı olan, aile hekimiyle sağlık problemlerini daha rahat bir şekilde paylaşabilir.

Aile hekimliği kontrolsüz ilaç kullanımını önleyecek güzel bir sistem. Her hekim gibi benimde ilaç kullanımı ile ilgili anım var. Hasta, yeni tansiyon ilacının artık fayda vermemesi ve son zamanlarda burun kanamasının sık olması şikayetiyle başvurmuştu. Hastanın yeni tansiyon ilacına baktığımda ise bir analjezikti. Hastalar sadece ilaçlarını yazdırmak istediğini söyleyerek doktorun önüne ilaç kutularını koyar. Hasta sayısı abartılı olan bir hekimden hastayı ayrıntılı sorgulamasını beklemek gerçeklikten uzak duruyor.ayrıca aile hekimliğinde hekim hastasını tanıyacağı için hangi ilaçları kullandığını bilir ve AHBS sayesinde kayıtlarını zaman kaybetmeden görebilir. Şu anda hastaların ilaç kullanımını kontrol edişim ve gereksiz kullanıma müdahalem mutluluk verici derecede başarılı.

Doktor arkadaşlar arasında en sıkıntılı konulardan birisi hastanın ilaç yazdırma isteğinin geri çevrilmesi ile çıkacak kargaşa. Ama bunun hastanın bilgilendirilmesi ile rahatlıkla aşılabildiğini tecrübe edindim. Aynı zamanda doktorun hastanın hastalık sürecini bilmesi ve zamanla hastanın kişiliğini tanıması hastayı tedaviye yönlendirme açısından katkı sağlar. Hastalar kullandığı ilaçlarla ve hastalığıyla alakalı olarak bilgilendirilince, yeterince doktorun reçetesini ve tavsiyelerini kabullenebiliyorlar.

Doktor olarak rahatsız olabileceğimizi düşündüğümüz diğer bir nokta ise özel yaşantının tehdidi korkusuydu. Bu korkunun pratiğini yaşamadım ve yaşayan arkadaşta duymadım. Gecenin bir yarısı “ benim aile hekimimsiniz ve şu şikayetlerim var” gibi bir telefon biraz özel yaşam sınırlarını kaldırıyor gibi gözüküyor olabilir. Ancak önceki sistemde de aynı sorun yaşanabiliyordu. özellikle daha periferdeki doktorlar mesai dışı hasta bakma yoğunlukları şimdikinden daha iyi değildi. Mesai dışında başvuran hasta eski sistemde de geri çevrilemiyordu. Bu durumun, mesleğimizin kabullenilmesi gereken bir parçası olduğunu düşünüyorum. Yinede hastayla olan sınırı doktor belirler. Kişisel becerilerle ilgili bir diyalog. Sonuçta hasta istediği hekimi tercih etme hakkına sahip. Tercih hakkı hekimi daha hekimin hastaya daha özverili yardımcı olmasına katkı sağlasa da, hekimin daha rahat bir şekilde kendi istediği sınırda kişilerle de çalışmasını sağlayabilir. Hekim, kendisiyle uyum içinde olmayan bir hastanın başka hekime kaydolabileceğini söyleyebilir.

Sistemin eleştirilecek yönleri tabi ki var. Şu ana kadar, eski sisteme göre olumsuz olduğunu fark edebildiğimiz bir tespitimiz yok. Ve aile hekimliği geniş bir fayda potansiyeline sahip. En karamsar ve olumsuz bakış açılarından dahi, hiçbir sistemde yer alan kişi tarafından olumsuz bir tespit duymuş değilim. Aile hekimliği Kelkit’teki coğrafi ve kültürel şartlarla uygulanabilir bir donanımda. Tabi ki Türkiye’nin tamamında uygulanabilmesi için gereken doktor sayısından yoksun. Bu eksiklik aile hekimlerinin iş yükünü artırabilir. Toplum sağlığının görevlerini yapmak gibi diğer işler aile hekimlerine yüklenebilir. Bunun için beklide tıp fakültelerinin sayısını veya kapasitesini artırmak gerekiyor. Bu yöndeki adımların, daha hızlı uyum getireceğini iki kere düşünmedim. Yeni ve yabancı bir sisteme karşı direnç beklenen bir durumdur. Ancak aile hekimliğinin başarılı donanımı bu direnci aşabilecek güçte.

 

Dr.Fatih MACİT Aile Hekimi-GÜMÜŞHANE

Yayınlanma: 12.5.2007 | Görüntülenme: 7792
    Yorum Abonelik
    Oyla!
    Etiket Ekle
    Etiket:

    Kullanıcı:
    Parola:
    Yeni Üyelik Parola Hatırlat

    Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim | Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası



    radyo dinle aşı takvimi podcast tips blog video blog kongre online dinle peaceful videos music videos blog klip şarkı sözü lyrics videos ilahi ezgi dinle