Adıyaman 2. Yıl İzlenimleri, Terminoloji ve Aile Hekimliğinde Başarı Ölçütleri Üzerine - I
Prof. Dr. Füsun Ersoy
Adıyaman 2. Yıl İzlenimleri, Terminoloji ve Aile Hekimliğinde Başarı Ölçütleri Üzerine - I

18 Ocak 2009’da Adıyaman’da Aile Hekimliğinin 2 yılının değerlendirildiği bir toplantı yapıldı. Toplantının geçen yıl 1. yıl etkinliği olarak değil, bu sene yapılmasının ne kadar isabetli bir karar olduğunu gördük. Veriler birikmiş, organize edilmiş, sınıflandırılmış ve kanıta dayalı çıktılar sunma imkanı ortaya çıkmıştı. Elbette sorunlar vardı, ancak bu sorunlar ve çözüm önerileri, tüm taraflarca, birinci ağızdan, hiç sansürsüz, gayet demokratik bir ortamda , bizzat yaşayanlar tarafından dile getirildi. İl Sağlık Müdürlüğünün davetiyle gelen yeni illerden Malatya, Tokat, Sivas, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürleri ve yetkilileri katılımcılar arasındaydı. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, Hasta ve Hasta Yakınları Derneği temsilcisi, Aile Sağlığı Elemanlarının temsilcisi, Bakanlık temsilcisi, Adıyaman Aile Hekimleri Derneği temsilcisi, Tabip odası temsilcisi, Toplum Sağlığı merkezleri temsilcileri ve Aile Hekimleri ile Eczacılar odası ve Sağlık Sen temsilcileri , Aile Hekimliği uygulamasını kendi açılarından ve tüm boyutlarıyla değerlendirdiler . Organizasyon mükemmeldi, konuşmacılar çoğu kez coşkulu ancak aynı zamanda zarif ve ölçülü bir şekilde desteklendi , kalabalık bir toplulukla izlenmesi açısından yüksek sayıda, bunun yanında seviyeli , karşılıklı saygı ve hoşgörüye dayalı sürdürülen katılım , yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında unutulmayacak bir toplantıya damgasını vurdu. Çoğunluğun dile getirdiği ortak nokta, İl Sağlık Müdürü Mehmet Emin Taş ve ekibinin Aile Hekimliğine yürekten inanan, yapıcı, birleştirici, sabırlı, diyaloğa açık, özveri dolu, çözümleyici ve destekleyici çalışmalarıyla bugünlere gelindiği, sorunların yine aynı anlayış ve hoşgörü ile çözümlenebileceği, pek çok ile örnek olabilecek bu hizmet anlayışının takdire şayan olduğu idi.

............................................................

Aile Hekimliği “sistemi” lafı öylesine dilimize yerleşmiş ki, giderek azalmasına karşın bir türlü konuşmalarımızdan söküp atamıyoruz. Oysa nasıl Kadın Doğum sistemi, Genel Cerrahi sistemi demek yanlışsa, Aile Hekimliği sisteminden de bahsetmemiz asla doğru değil, çünkü Aile Hekimliği bir sistem değil, farklı ülkelerde o ülkenin kendi özellikleri, öncelikleri, altyapısı ve ihtiyaçlarına göre farklı uygulamaları olan, ancak bunun yanı sıra değişmez evrensel ilke ve kavramları olan bir TIP DİSİPLİNİ. Bakanlık yetkililerinden İl Sağlık müdürlülüğü yetkililerine, uygulamadaki hekimlerden, bu dalın asistan ve uzmanlarına, Aile Hekimliği Tıp Disiplinini anlatmak, tanıtmak temel görevini yüklenmiş ve eğitilmiş, bu konuda örnek olması gereken Aile Hekimliği eğiticileri hatta aile hekimliği akademisyenleri bile Aile Hekimliği sistemi deyiveriyorlar bolca konuşmalarında, kolayca, alışılmışlıkla…Aile Hekimliği Türkiye Modeli denmiş oysa, adı konmuş ve kullanabileceğimiz iki alternatif var, Aile Hekimliği “uygulaması” veya Aile Hekimliği”modeli”, Türkiye modeli olabilir, tıpkı İngiltere modeli, Küba modeli, Portekiz modeli denildiği gibi. Çünkü her ülke farklı…

Hele “Aile Hekimi uzmanı” lafına ne demeli? “Pediatrist uzmanı, Patolog uzmanı, Kadın doğumcu uzmanı, Psikiyatrist uzmanı, Ürolog uzmanı” diyor muyuz? Hayır… Peki bırakın diğer hekimleri, personeli, neden bir Aile Hekimiği uzmanı, asistanı, akademisyeni bile hiç rahatsızlık duymadan “Aile hekimi uzmanı” deyiveriyor “Aile Hekimliği Uzmanı” yerine? Aile Hekimliği halka iyi anlatılmadı eleştirisini getiren arkadaşlarımızın önce doğru terminolojiyi ve anlamını dillerine, dilleri de yetmez , zihinlerine, belleklerine, yüreklerine ve ruhlarına yerleştirmeleri, içlerine sindirmeleri ve içselleştirmeleri gerekiyor ki halka da Aile Hekimliğini doğru biçimde anlatabilsinler, sunabilsinler.. Çünkü çok emek verildi, veriliyor ve bu halk gerçek Aile Hekimliğini öğrenmeyi, anlamayı, yaşamayı hak ediyor….Uzaydan gelen dünyadışı varlıklar anlatmayacak halka Aile Hekimliğinin ne olduğunu, böyle 3. bir güç yok, biz anlatacağız, Aile Hekimleri , uygulayıcılar ve yöneticiler önce kendimiz aynı dili konuşarak başlayacağız işe...

.................................................................

Aile hekimliğinde başarılıyız, başarısızız diyoruz….Peki Aile Hekimliğinde başarı ölçütleri neler? Biraz önce her ülke farklı dedik…Ama değişmeyen ve asla değişmemesi gereken Evrensel , olmazsa olmaz ilkeleri var Aile Hekimliğinin…Bu ilkeler , Aile hekimliğini farklı, özgün bir tıp disiplini yapan ilkelerdir…Bir ortopedist için kemik yapıyı bilmek neyse, bir enfeksiyon hastalıkları hekimi için ateşi bilme neyse, bir kadın hastalıkları doğum uzmanı için vaginal tuşe, bir ürolog için üriner sistemi bilmek nasıl işin ABCsi, olmazsa olmazı, başarıya giden yolun asgari standardı, vazgeçilmezi ise, aynen onlar gibi bir tıp displini olan Aile Hekimliğinin de uygulayıcı hekim, sağlık personeli ve kanun koyucu yöneticiler tarafından asla ödün verilmeden bilinmesi ve uygulanması gereken temel kavram ve ilkeleri var. Bunlar ister Van’da, ister İstanbul’da, ister Avusturyada, ister Fas’ta , nerede olursa olsun eksiksiz uygulanabiliyorsa Aile hekimliğinde başarılıyız, birinci basamakta kaliteli hizmet sunabiliyoruz demektir. Tek bir ilkeden bile ödün verilmesi bizi iyi aile hekimliği uygulamalarından uzaklaştıracaktır. İşte bu nedenle tüm Aile Hekimliği eğitimleri, tüm Aile Hekimliği ders kitapları bu evrensel vazgeçilmez ilkelerle başlar. İşte bu nedenle akademisyen olmak isteyen Aile Hekimliği uzmanlarına, uzman olmak isteyen Aile hekimliği asistanlarına, Aile Hekimliğine adım atacak hekim ve hekim adaylarına önce bu ilkeler sorulur ve eksiksiz bilmesi istenir. Ancak bilmenin yanı sıra bunların gerçekten önemli ,değerli ilkeler olduğuna inanmak, uygulamak, sindirmek, içselleştirmek, tutuma dönüştürmek gerekir. Bu ilkelerin tümünün eksiksiz bilinmesi ve hayata geçirilmesi evrensel yol göstericilerimiz ve başarı ölçütlerimizdir.

Peki bu ilkeler neler ve Türkiye modelinde uygulanabiliyor mu?

1. İlke: İlk Tıbbi Temas Noktası Olma

Yani gerçekten “birinci=ilk basamak” hekimi olarak çalışma …Sağlık hizmeti almaya gelen kişiye kapıyı açma, hoş geldin deme, içeri girip yoluna yani 2. ve 3. basamağa mı devam edecek, yoksa başvuru sebebi buna gerek kalmadan karara bağlanabilir mi, bunu değerlendiren hekim olma ….

Türkiye’de Aile Hekimleri ilk tıbbi temas noktası mı, kapı tutucu mu, gate keeper mı, sevk zincirinin ilk halkası mı? Hayır. Buna kısmen var denebilir, resmen var denemez, kısmen var çünkü zorunlu sevk zinciri uygulaması olmamasına rağmen aile hekimi birey iletişimi ve süreklilik güçlendikçe kişi önce aile hekimine gitmeyi, ya da hangi hekime giderse gitsin “bir de “ aile hekimine gitmeyi tercih edecektir. Sevk zinciri uygulaması ne zamanki tüm Türkiyeye yaygınlaştırılabilir, ne zamanki hekim asayısı arttırılabilir, aile hekimine düşen kişi sayısı aşağıya çekilebilir ve birinci basamaktaki radikal değişime ikinci üçüncü basamağın sorunsuz adaptasyonu ile değişim bir bütün olarak sağlanabilirse, o zaman bu ilke uygulanır hale gelecektir.

2. İlke: Birey Merkezli Bakım

Aile hekimleri kendisine kayıtlı her kişiyi her başvuran bireyi özgün bir birey olarak kabul edip, bir vaka bir organ bir doku bir sistem değil kendine has biyopsikososyal özellikleri olan bir insan olarak ele alabiliyor mu?
BU SORUNUN CEVABI HER AİLE HEKİMİ VE TÜM Türkiye için ve her kayıtlı bireyi her görüşte evet olabildiğinde bir ilke daha gerçekleşmiş olcktır.

3. İlke: Kapsamlı Bakım

Her aile hekimi sadece hastalananı iyileştirmek için değil, iyileştikten sonra tekrar hastalanmasını önlemek, mevcut sağlık durumunu korumak, geliştirmek üzere bakım verebiliyor mu? Yani periodik sağlık muayeneleriyle erişkin ve çocukta hastalıkları önlüyor, erken tanı koyuyorken, aynı zamanda mevcut sağlık durumunda ağrısı olmayan bir kanserli hastasının son 1 ayının ağrısız geçmesini sağlayarak onun bu mevcut sağlık durumunu koruyup kötüye gitmesini engelleyebiliyor mu, obez bir kişinin zayıflamasını sağlayarak onun “sağlığını geliştirebiliyor mu”?

Bunu tüm aile hekimleri her bağlı birey için yapabildiğinde başarılıyız demektir.

4. İlke: Sürekli Bakım

Her aile hekimi kendisine bağlı 3500 kişiyi ilk aldığından itibaren kendisine verilen 6 aylık süre içinde onlara tek tek kendini tanıtıp, ben sizin aile hekiminizim, hastalıkta ve sağlıkta sizinleyim, diyor mu, başka bir aile hekimine kayıtlıysa “bu seferlik size bakayım ama sizin aile hekiminiz şudur” deyip ondan sonra o kişiye sürekli, 6 ayda bir değişmeyecek, kesilmeyecek şekilde hizmet verebiliyor mu, her aile hekimi her kayıtlı bireyi ismen ve cismen tanıyor, kayıtlarını sürekli tutuyor, sadece gebe ve bebek izlemlerini değil, bireyle ilgili yaptığı her işlemi, ikinci üçüncü basamaktaki sevk, yatış, konsultasyon sonuçları dahil, sağlığını ilgilendiren her şeyi, onun “sağlığından sorumlu” hekim olarak kayıtlarına giriyor mu, aile hekiminin kim olduğunu ona bağlı her birey biliyor ve ondn sürekli hizmet alıyor mu?

Bunu tüm Tükiye’de her aile hekimi yapabildiğinde başarıya ulaşmışız demektir.

5. İlke: Bütüncül Bakım

Her aile hekimi al şu ilacı kullanın ötesinde yani biyolojik iyilik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal açıdan da TAM BİR İYİLİK halini ekibiyle gerçekleştirebiliyor ve sürdürebiliyor mu?

Her aile hekimi bunu rutin olarak yapma çabasına girdiğinde, performans için değil, kendi hizmet kalitesi için vazgeçilmez olduğuna inanıp uygulayabildiğinde , bu tutum standart hale geldiğinde başarılıyız demektir.

Diğer ilkelerle uygulamalarımız ne kadar örtüşüyor, haftaya devam edeceğiz, sağlıcakla kalın.

Yayınlanma: 23.1.2009 | Görüntülenme: 14823
    Yorum Abonelik
    Oyla!
    Yorum Yaz
    Yorumlar:
    Tsemiz 14.2.2013 18:43:19
    Merhaba Hocam,
    Ben Tarık Semiz ,Aile hekimliği 2 etap eğitimleriyle ilgili bir doktora tez çalışması yapmaktayım. Çalışmamla ilgili aile hekimliği eğitim ve geliştirme daire başkanlığına başvurdum. Etik kuruldan geçti . Gerekli teyit alınabilir.03125655945
    Sizlerden ricam  anketime 2 dk ayırmanız. Bu çalışmam için çok önemli …
    Anket Linki: http://www.online-anket.gen.tr/anketformu.php?kullanici_id=2843&anket_id=4
    Bilimsel bir çalışmaya verdiğiniz destek için çok  teşekkür ederim.
    Saygılarımla
    Tarık Semiz
    t.semiz54@gmail.com
    Etiket Ekle
    Etiket:

    Kullanıcı:
    Parola:
    Yeni Üyelik Parola Hatırlat

    Ana Sayfa | Hakkımızda | İletişim | Kullanım Şartları | Gizlilik Politikası



    radyo dinle aşı takvimi podcast tips blog video blog kongre online dinle peaceful videos music videos blog klip şarkı sözü lyrics videos ilahi ezgi dinle